İzmir Sokaklarında Bir Gün ve Zammın Gölgesi
25 yaşındayım, İzmir’de yaşıyorum, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama bazen kafayı fazla çalışan biriyim. Yani, insanlar “sen hep şaka yapıyorsun” derken, içten içe hesap kitap yapıp, “acaba hayat bu kadar mı pahalı olacak?” diye düşünürüm. İşte tam da bu ruh haliyle güne başladım: aklımda bir soru vardı, “İBB zammı ne kadar?”
Sabah kahvemi alıp sahile yürüdüm. Çayımı yudumlarken martılarla sohbet ediyormuş gibi yaptım—onlar benden daha anlayışlı çünkü. Yanımda arkadaşım Mert vardı; o her zamanki gibi, “Abi sen yine ne hesaplıyorsun?” dedi.
Kahvede Küçük Bir Şok
Kahvemi öderken fark ettim: “İBB zammı ne kadar acaba?” diye kendi kendime sordum. Mert göz kırptı:
— “Sen bunu sorunca kahveye mi, hayata mı zam geliyor?”
— “İkisi de aslında,” dedim, gülerek.
Aslında mesele basit: toplu taşımaya zam gelmişti. Ben, bu zammı düşünürken hem komik hem de endişeli hissettim. Çünkü İzmir’de hayat zaten pahalı, bir de toplu taşıma fiyatı yükselince, cebimizdeki bozuk paralar bize bakıp “Hadi bakalım” der gibi gülüyordu.
Otobüs Durağında İçsel Monolog
Otobüs durağında beklerken kafamda bir senaryo canlandı. “İBB zammı ne kadar?” sorusunun cevabını düşündüm. 12 TL mi? 15 TL mi? Yok, daha da mı yüksek?
İç sesim hemen devreye girdi:
“Bak Mert, bu iş ciddi. Sadece toplu taşıma değil, hayatın kendisi de zamlandı gibi.”
Mert arkamdan gülerek:
— “Abi sen yine esprili ama derin düşüncelisin. Cidden bunu mı tartıyorsun?”
— “Tabii ki,” dedim. “Bu zam meselesi sadece para değil, psikolojidir, sosyal deneydir.”
O sırada otobüs geldi. İnsanlar bindi, ben bir köşeye sıkıştım ve küçük bir not aldım: “Zam geldi, gülümseme zorunlu.”
Arkadaş Ortamında Mizah
Akşamüstü, kafede birkaç arkadaşla buluştuk. Konu tabii ki zamlara geldi.
— “İBB zammı ne kadar?” diye sordum, espriyle karışık ciddi.
— “Abi 2 lirayla hayatın anlamı değişti, farkında mısın?” dedi Selin.
Gülüştük ama içten içe herkes aynı şeyi düşünüyordu: “Vay be, bu kadar da mı?” Ben, kendime bakıp düşündüm: “Hadi ya, ben yine şaka yapıyorum ama cüzdanım ağlıyor.”
Bir anda aklıma geldi: Bu zammı mizahi bir dille anlatmak lazım. Kendime dalga geçmek için harika bir fırsat!
— “Arkadaşlar,” dedim, “artık toplu taşımaya binerken düşünün: Bu bir bilet değil, bir yatırım! Ruh sağlığınıza yatırım!”
İçsel Hesaplar ve Komik Anlar
O gece, eve dönerken kafamda hesap yapıyordum: 15 TL bir bilet… Günlük dört biniş? Matematikte biraz takıldım ama özetle: “Cüzdanım ağlayacak ama mizah yapacak kadar hâlâ aklım var.”
Düşünürken birden gülmeye başladım. İnsan kendine kızabilir ama sonra fark eder ki: gülmek zorundaymış.
Otobüsün camından İzmir’in ışıklarına bakarken, iç sesim tekrar devreye girdi:
“Sen espri yapıyorsun ama ciddi ciddi düşünüyor, hem de fazla. İşte bu, hayatta kalmanın sanatı.”
Kısa Diyaloglar
O sırada yanımdaki yaşlı teyze:
— “Genç adam, bak bu bilet zammı da seni üzmesin.”
— “Teşekkür ederim teyze, ben aslında gülerek üzülüyorum,” dedim.
Mert arkamdan fısıldadı:
— “Yani bu, esprili içsel kriz gibi bir şey mi?”
— “Evet,” dedim, “tam olarak öyle.”
Gündelik Hayatın Mizahi Yüzü
İzmir’de hayat sürprizlerle dolu. Sabah sahilde martılarla kahve içmek, otobüs durağında içsel monolog yapmak, arkadaşlarla gülmek… Bunlar küçük ama değerli anlar. Zamlar gelir, fiyatlar yükselir, ama gülmek ve düşündüğünü ifade etmek insana güç verir.
İBB zammı ne kadar? Cevap basit: parayla ölçülebilir. Ama değeri: arkadaşlarla yapılan esprilerde, kendi içsel hesaplarında, hayata bakışındaki mizah anlayışında.
Ve Sonuç
Bugün bir gün daha geçti, cüzdan biraz inceldi ama ben yine gülümsüyorum. Zam geldi, hayat zorlaştı, ama mizah ve küçük içsel hesaplar hâlâ hayatımı renklendiriyor. Arkadaşlarımla dalga geçmek, kendime gülmek ve “İBB zammı ne kadar?” sorusunu hem ciddi hem komik bir şekilde düşünmek, İzmir’in güzelliğini hissettiriyor.
Hayat, 25 yaşında bir genç için hem ciddi hem de komik. İBB zammı ne kadar olursa olsun, mizah ve içsel monologlarımı kaybetmeyeceğim. İzmir’in ışıkları altında, küçük hesaplar ve büyük kahkahalar arasında yaşamaya devam edeceğim.