İçeriğe geç

Çok toz solunursa ne olur ?

Çok Toz Solunursa Ne Olur? Kayseri’nin Tozlu Sokaklarında Bir Gün

Bir Gün Başladı, Tozlarla Birlikte

Kayseri’nin sokakları, bazen bir kum fırtınasına dönüşüyor. Özellikle yazın ortasında, rüzgarın tozu alıp savurduğu o günlerde, her şeyin üzeri bir tabaka toprakla kaplanmış gibi hissediyorum. O gün sabahın erken saatleriydi, güneş kaybolmaya başlamıştı ve ben yine işe gitmek için evimden çıkarken, tozdan başka bir şey görmedim. Yolda yürürken her adımda havaya savrulan tozlar burnuma, gözlerime doluyordu. İçimde bir şeyler rahatsız olmaya başlamıştı, ama dikkate almadım. Ne de olsa, Kayseri’nin tozu dediğin bir şekilde hayatın bir parçası olmuştu, değil mi?

Ama içimde bir his vardı; bu kez başka bir şey vardı. Tozlar, her zamankinden fazla birikti gibiydi. Sanki havada asılı kalmış ve ciğerlerime kadar inmişti. O an, sadece nefes almak istiyordum ama bu zorlaşmıştı. Kafamda, “Çok toz solunursa ne olur?” diye bir soru beliriverdi.

Hıçkırıklar Arasında Bir Farkındalık

İşe vardım ve bilgisayarımı açıp birkaç e-posta kontrol ederken, fark ettiğim şey, o tozun ciğerlerimi çoktan sarhoş etmiş olduğu oldu. Nefes almak zorlaşıyor, göğsümde bir ağırlık vardı. Başımı masama yasladım, bir süre sessizce kalmaya çalıştım. Göğsümde bir hıçkırık vardı. Derin bir nefes almak istedim ama her seferinde tozlar boğazımı sarmış gibi hissediyordum. Bu kadar tozun içinde uzun süre kalmak, her şeyin normal olacağına dair inancımı yıkmıştı.

Kayseri’nin tozunu kimse hafife almaz. Ama bugüne kadar “bu kadar toz solunursa ne olur?” sorusu aklıma hiç gelmemişti. Tozun sadece görünür bir şey olmadığını, nefes almakla ilgili her şeyi etkileyebilecek kadar güçlü bir şey olduğunu o an fark ettim. Tozun içinde sadece fiziksel bir sorun yoktu; o toz, aynı zamanda ruhumu da bir şekilde yavaşça boğuyordu. Her bir nefeste, kaybolan umudum biraz daha artıyordu.

Yavaşça Çözülmeye Başlayan Bir Soru: Toz Solunursa Ne Olur?

O gün öğle arasında, bir nefes almak için dışarı çıktım. Gökyüzü griydi, tozlar hala havadaydı, ama bir de gözle görünmeyen bir şey vardı: Hava sıkıcıydı. Her şeyin tozla kaplanmış olduğu bir şehirde, bir süre sonra her şeyin tozun bir parçası olacağını kabul etmek zorlaşıyor. Ne kadar temizlemeye çalışsan da, içindeki bu kir hiçbir zaman tamamen kaybolmuyor. Tıpkı yaşadığım gibi; içimdeki toz, hiç silinmeyecek gibi hissediyordum.

Bir arkadaşımın başına gelmişti: Sürekli çalıştığı ortamda tozun fazlalığı nedeniyle astım rahatsızlığı başlamıştı. O zaman çok da anlamamıştım, ama şimdi her şeyin ne kadar önemli olduğunu fark ediyorum. Çok toz solunursa, insanın ciğerleri birer paslı makine gibi çalışmaya başlıyor. Hem fiziksel anlamda, hem de duygusal olarak. Çalıştığım ofisteki ortam, başlarda normaldi. Ama zamanla, o tozun ciğerlerime işlediğini hissetmeye başladım. Bir yandan, soluduğum hava, her an biraz daha kirli hale geliyordu. Gözlerim kızarmış, boğazımda bir ağrı başlamıştı. Tıpkı günlerce üzerinde oturduğun bir anı gibi, ne kadar kaçmaya çalışsan da o izler hep seninle kalıyordu.

Sonuçta Tozdan Daha Fazlası Var: Korku ve Çaresizlik

O gün, eve dönerken Kayseri’nin tozlu sokaklarından geçerken, ciğerlerimdeki o baskı gittikçe arttı. İçimdeki küçük bir korku, her geçen dakikada büyüdü. Tozun fiziksel olarak solunum yollarıma ne kadar zarar verdiğini bir kenara bırakıyorum; o gün, asıl sorun, o tozların içinde kaybolan umutlarım, belirsizliklerim ve kaybolan duygularım oldu. Hayatımda çok şey değişmişti, ama bu kadar basit bir tozun, bana bu kadar derin bir şey hissettireceğini tahmin etmemiştim.

O günün sonunda, “Çok toz solunursa ne olur?” sorusunun cevabını belki de tam olarak bulamamıştım, ama şu kesin: Çok toz, sadece fiziksel değil, duygusal anlamda da seni etkiler. O tozlar, ciğerlerine yerleştiğinde, sadece bedenin değil, ruhun da zorlanır. Bir süre sonra, o tozlarla birlikte yaşamayı kabullenirsen, sağlığın bir kenara, kaybolan umutlarını geri almak o kadar kolay olmayabilir.

Herkesin İçinde Bir Toz Var

Kayseri’nin sokaklarında tozlar her zaman vardı, ama o gün anladım ki, hayatın içindeki tozlar da öyle. Birçok insan, o tozu fark etmiyor, ya da fark etmek istemiyor. Ama hepimizin içinde birikir o toz. Kimisi ciğerlerini, kimisi ruhunu etkiler. Kimisi sokakta yürürken, kimisi sessizce kendi iç yolculuğunda biriktirir.

O gün anladım ki, çok toz solunursa, sadece solunum yolları değil, içindeki nefes de boğulabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino güncel giriş