Lavuk Hangi Dilden? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Bir kelimenin kökeni, yalnızca dilin evrimine dair bir ipucu sunmaz; aynı zamanda toplumsal yapıyı ve kültürel normları da yansıtır. “Lavuk” kelimesi, genellikle küçümseyici bir ifade olarak kullanılsa da, anlamındaki derinlik, tarihsel ve kültürel bağlamda daha geniş bir toplumsal resme işaret eder. Peki, bu kelimeyi kullanırken kimlere seslendiğimizi, neyi eleştirdiğimizi ve toplumsal cinsiyet gibi dinamiklerin bu kelimenin arkasındaki anlamla nasıl ilişkilendiğini hiç düşündük mü? Lavuk: İroni ve Aşağılama Lavuk, Türkçe’de genellikle erkeklere yönelik küçümseyici bir tabir olarak karşımıza çıkar. Toplumda, daha çok “erkek” cinsiyetinin, çeşitli toplumsal normlara uymayan davranışlarını…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Eski Türkçede Leb Ne Demek? Herkesin Merak Ettiği Gizemli Bir Kelime! Bazen kelimeler bir an için gözden kaybolur, ama sonra bir şekilde tekrar ortaya çıkarlar. Mesela, eski Türkçede “leb” kelimesi gibi! Bu kelimeyi ilk duyduğunuzda, “Leb mi? Yani bu ne, eski bir yemek tarifi mi?” diye düşünmüş olabilirsiniz. Ama durun, hemen panik yapmayın! Her şeyin bir anlamı var, ve bu yazıda “leb”in ne demek olduğunu çözeceğiz. Hadi, bu kelimenin peşinden eğlenceli bir yolculuğa çıkalım! Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: “Leb Ne Demek, Hemen Buldum!” Erkekler, genelde çözüm odaklı ve analitik düşünme tarzlarıyla bilinir. Yani, bir erkeğin “leb” kelimesiyle karşılaşması durumu şöyle…
Yorum BırakMilas İzan Hastanesi SGK Anlaşması: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir İnceleme Felsefi Bir Bakış: Gerçeklik ve Anlamın Arayışı Bir toplumda sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği, bireylerin yaşam kalitesi ve toplumun genel refahı açısından en kritik meselelerden biridir. Ancak, bu hizmetlerin sunulma şekli, bir dizi etik, epistemolojik ve ontolojik sorunu beraberinde getirir. Bir hastanenin SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ile anlaşma yapması, yalnızca bürokratik bir işlem değildir; aynı zamanda toplumun sağlığına dair değerlerimizi ve bu değerlerin nasıl somut hale geldiğini sorgulamamıza neden olur. Milas İzan Hastanesi’nin SGK anlaşması olup olmadığı sorusu, bu tür derin düşünsel sorgulamaların merkezine yerleşebilir. Peki, bir hastanenin SGK ile…
Yorum BırakNijerya Hangi Ülkeye Bağlı? Nijerya, Batı Afrika’nın en büyük ve en nüfuslu ülkesi olmasına rağmen, hala kendisini tam olarak bağımsız ve güçlü bir devlet olarak tanımlayabilir mi? Bugün Nijerya, bağımsız bir ülke olarak kendi egemenliğine sahip olsa da, geçmişten gelen etkiler ve günümüz dünya düzenindeki rolü, bu soruyu tekrar gündeme getiriyor. Nijerya, gerçekten de kendi kaderini kontrol ediyor mu, yoksa eski sömürgeci güçlerin gölgesinde mi varlığını sürdürüyor? Bu yazıda, Nijerya’nın bağımsızlık ve egemenlik konusundaki zayıf noktalarına, tartışmalı yönlerine cesurca bir göz atacağız. Sömürge Geçmişi: Bağımsızlık Ya da Bağımlılık? Nijerya, 1960 yılında Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını ilan etti. Ancak, bu bağımsızlıkla birlikte,…
Yorum BırakHangi Tava Daha Sağlıklı? Edebiyatın İzdüşümünde Bir Mutfak Yolculuğu Kelimenin gücü, insanın algısını şekillendiren bir ışık gibidir. Bir kelime, bir düşünceyi canlandırır; bir düşünce, bir eyleme dönüşür. Yaşamın her anında, kelimelerin dönüştürücü etkisiyle şekillenen bir gerçeklik vardır. Edebiyat, bu gerçeğin en derin katmanlarına ulaşırken, bizleri yalnızca bir hikâyenin değil, onun ötesindeki anlamların izini sürmeye davet eder. Ve belki de mutfakta, bir tavanın içerdiği anlamları, onun ne kadar sağlıklı olduğundan daha derin bir bağlamda keşfetmeye başladığımızda, edebiyatla olan bu gizemli ilişkimiz daha da belirginleşir. Sağlık ve Edebiyatın Kesişim Noktasında: Tavanın Öyküsü Bir tavanın sağlığı, sadece onun fiziksel özellikleriyle sınırlı değildir. Tava,…
Yorum BırakGeometrik izomerlik kimlerde görülür? Bilimin erken dönemlerinden itibaren, moleküler yapıdaki farklılıkların insanlık için ne kadar kritik olduğu anlaşılmıştır. 19. yüzyılda ilk izomer örnekleri tanımlandığında, kimya bilimi “aynı formüle sahip ama farklı yapıda olabilir” fikrini benimsedi. [1] Özellikle organik ve koordinasyon bileşikleri üzerinde yapılan çalışmalar, bu tür yapı farklarının kimyasal özellikleri – ve dolayısıyla biyolojik etkileri – nasıl değiştirdiğini göstermiştir. Bu yazıda “geometrik izomerlik” adı verilen özel durumu — başka bir deyişle moleküllerin aynı bağ dizilişine sahip olmasına rağmen uzaysal konumlarının farklı olması hâlini — ele alacağız. Ardından, “kimlerde görülür?” sorusunu hem tarihsel hem de güncel akademik bağlamda tartışacağız. Geometrik İzomerlik: Kısaca…
Yorum BırakFransız İhtilali’nde Hangi Kral Vardı? Pedagojik Bir Perspektiften Bakış Öğrenmenin dönüştürücü gücü, yalnızca bireylerin değil, toplumların da kaderini şekillendirir. Bir eğitimci olarak, her gün öğrendiklerimizin yaşamlarımızda nasıl kalıcı değişimlere yol açabileceğini gözlemlemek, eğitim sürecinin ne kadar güçlü ve etkili olduğunu hatırlatır. Tıpkı bir insanın kendi hayatında gerçekleştirdiği değişim gibi, bir toplumun geçmişindeki dönüm noktalarını anlamak da öğrenme sürecine dayanır. Fransız İhtilali, işte böyle bir dönüm noktasıdır. Peki, Fransız İhtilali’nde hangi kral vardı ve bu figürün yönetimi, dönemin halkına ve eğitime nasıl yansıdı? Bu yazıda, Fransız İhtilali’nin arka planını anlamak için, dönemin kralının yönetim biçimini ve bunun toplumsal etkilerini pedagojik bir…
Yorum BırakLa Havle Vela Kuvvete İlla Billah Zikri Kaç Kere Çekilir? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Zikrin gücü, birçok insanın yaşamındaki manevi pratiklerin bir parçasıdır. La havle vela kuvvete illa billah, bir nevi insanın güçsüzlüğünü ve Allah’a olan teslimiyetini ifade eden çok özel bir kelimedir. Ancak bu zikrin sayısı, tarih boyunca toplumlar arasında farklı şekilde algılanmış ve uygulanmıştır. Bu yazı, zikrin sayısal yönünden daha fazlasını ele almayı, onu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi daha geniş dinamiklerle ilişkilendirmeyi amaçlıyor. Bu konuyu hem erkeklerin analitik bakış açıları hem de kadınların empatik yaklaşımları ışığında inceleyeceğiz. La Havle Vela Kuvvete…
Yorum BırakEkolojik Süreçler Nelerdir? Geçmişten Günümüze Bir Tarihsel Bakış Geçmişi Anlamaya Çalışmak: Ekolojik Süreçlerin Dönüşümü Bir tarihçi olarak, insanlık tarihini anlamak için her zaman geçmişin izlerini takip ederim. Ancak tarih, yalnızca insanlar ve toplumlarla ilgili bir hikaye değil, aynı zamanda doğa ile kurduğumuz ilişkinin de bir anlatısıdır. Geçmişin topraklarında, yalnızca medeniyetlerin izleri değil, aynı zamanda çevremizdeki ekosistemlerin de derin etkilerini buluruz. İnsanlar, doğal dünyayla etkileşimlerinde kimi zaman bu süreçlere yön verirken, kimi zaman da ekolojik süreçlerin etkisi altında kalmışlardır. Bugün, iklim değişikliği, çevre tahribatı ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlarla yüzleşen modern dünya, geçmişteki ekolojik süreçlerin bir yansımasıdır. Ancak ekolojik süreçlerin sadece…
Yorum BırakBinalara Kot Nereden Verilir? Toplumsal Yapılar ve Kültürel Pratikler Üzerine Bir İnceleme Bir Araştırmacının Gözünden: Toplumsal Yapıların Derinliklerine Yolculuk Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla olan etkileşimlerini anlamaya çalışırken, bazen gündelik hayatın en basit unsurlarında bile derin toplumsal mesajlar bulabiliyorum. Mesela bir bina inşa edilirken, “kot nereden verilir?” sorusunu sormak, aslında çok daha geniş bir soruyu gündeme getiriyor: Toplumsal normlar, güç dinamikleri ve kültürel pratikler nasıl yapılandırılıyor ve bu yapılar, bireylerin yaşamlarını nasıl şekillendiriyor? Binaların kotunun nereden verileceği, basit bir inşaat kararı gibi görünebilir, fakat bir şehri inşa etmek, toprağın şekli, bina yerleşimi ve çevre düzeni üzerinden…
Yorum Bırak