AHFADİ Nedir? Güçlü ve Zayıf Yönleriyle Bir Değerlendirme
Bugün, AFAD’ı değil, AHFADİ’yi konuşacağız. Evet, yanlış duymadınız, çünkü AHFADİ deyince birçok insanın aklına ne geldiğini çok iyi biliyorum. “Bu neyin nesi?” diye düşünenler, endişelenmeyin; ben de öyleydim. Ama konuya dalarken, AHFADİ’nin yerel ve global düzeydeki rolünü, artılarını ve eksilerini bir cesur bakış açısıyla irdeleyeceğim. İzmirli bir gencin gözünden, elbette.”
AHFADİ’nin Tanımı: Ne Olduğunu Tam Olarak Anlamadan Eleştiremeyiz
Öncelikle, AHFADİ (Afet ve Haluk Dursun Araştırma ve Geliştirme İnisiyatifi), Türkiye’deki afet ve kriz yönetimi alanına katkı sağlamayı amaçlayan bir organizasyon. Her ne kadar halk arasında sıkça duysak da, çok az kişi gerçekten AHFADİ’nin ne iş yaptığına dair net bir fikre sahip. Sadece “Afet, araştırma ve gelişim” derken, kafamızda bir şeyler canlanıyor, ama somut olarak ne yapıldığını göremiyoruz. Hadi bunu bir kenara bırakıp, eleştirilmesi gereken noktalara odaklanalım.
Güçlü Yönleri: Gerçekten Bir İhtiyaç Mı?
Bir şeyin iyi olması için illa herkesin kabul etmesi gerekmez, değil mi? AFADİ’nin de güçlü yanlarından biri, Türk toplumunun afetlere hazırlık noktasında bir boşluğu dolduruyor olması. Örnek verelim: Yalnızca deprem değil, sel, yangın, tüm afetlerin etkileri ve hazırlık süreçleri üzerine bilimsel araştırmalar yapıyorlar. Tabii, bu bilimsel araştırmalar dediğimizde “ne kadar faydalı” olduğu biraz daha tartışmalı, ama en azından konuya eğildikleri kesin. Bir yanda, afet durumlarında hızlı bir aksiyon, diğer yanda toplumsal bilinç oluşturulması ve eğitimlere ağırlık verilmesi gibi bazı temel yaklaşımları oldukça olumlu buluyorum.
Ama gelin bir de zayıf yönlerine bakalım. Çünkü birinin bize sadece “doğruyu söylüyor” diye her söylediğini kabul edemeyiz, değil mi?
AHFADİ’nin Zayıf Yönleri: Gerçekten Ne Kadar Etkili?
Şimdi gelelim AHFADİ’nin zayıf noktalarına. İlk olarak, “Araştırma ve Geliştirme” kısmı çok havada kalıyor. Geliştirme deyince insanın aklına neler gelmeli? Teknolojik ilerlemeler, çözüm odaklı inovasyonlar, yenilikçi modeller… Ama AHFADİ’nin gerçekten bu konularda ne kadar ilerlediğini kimse tam olarak bilmiyor. Pek çok araştırma yapılıyor, belki de en iyi niyetlerle. Ancak, sonuçta bu araştırmaların toplumsal bir değişim yaratıp yaratmadığı ya da bu araştırmalardan ne gibi somut sonuçlar çıkardığı büyük bir soru işareti.
Mesela, geçtiğimiz yıllarda birçok toplantı yapıldı, konferanslar düzenlendi, fakat bu etkinliklerin sonunda yapılan açıklamalar ne kadar halkın günlük hayatına dokundu? Afetlere karşı hazırlıklı olmak konusunda halkta bir farkındalık yaratılabildi mi? İşte bu noktada ciddi bir eksiklik var. Bir organizasyon sadece “bilimsel” olmakla yetinemez. Evet, evet, araştırma yapmak çok önemli, ama bu araştırmalardan sonra o bilgiyi halkla paylaşmak da en az o kadar önemli.
Halkla İletişim: Farkındalık Yaratmak Yeterli Mi?
Bir diğer sorun da halkla iletişim meselesi. AHFADİ’nin bu konuda çokça çalışması var, ama eğitimlerin ve kampanyaların ne kadar etkili olduğu hakkında tartışmalar sürüyor. Bilgiyi doğru bir şekilde halka sunmak için sosyal medya platformlarını kullanmak şart değil mi? Bunu AHFADİ’nin nasıl kullandığını soruyorum, çünkü günde 1 milyar tweet atan bir dünyada, sadece birkaç seminerle çözüm bulmaya çalışmak bence biraz eksik kalıyor. Ya da belki de bu yöntemler hala eski kafalı, kim bilir?
Şimdi içimden şöyle bir soru geçiyor: AHFADİ, her felakette yerel yönetimler ve devlet ile koordinasyon sağlamayı başarıyor mu? Bu işler sadece bir araya gelmekle halloluyor mu? Hayır, her şey gibi bu da çok katmanlı ve bazen yanlış anlamalar ya da “sistemin tıkanması” yüzünden başarısız oluyor. Gerçekten, her felakette AHFADİ’nin yerel düzeyde ne kadar etkin olduğu, ya da hangi alanlarda geride kaldığı konusunda daha fazla konuşulması gerek.
Felsefi Bir Soru: AHFADİ’nin Geleceği Ne Olacak?
Şimdi de gelelim en derin soruya: AHFADİ’nin geleceği ne olacak? İleriye dönük ne gibi stratejiler belirliyorlar? Çünkü bugüne kadar sadece “araştırma” ve “geliştirme” kısmı ön plana çıkmışken, bu organizasyonun ilerleyen yıllarda toplumun farklı alanlarında da etkin olması bekleniyor. Yani AHFADİ’nin gerçekten bir inovasyon yapıp yapmadığını görmek, bizim sorumluluğumuz gibi gözüküyor. Eğer sadece raporlar yazıp, akademik anlamda sağlam temeller kurmayı amaçlıyorsa, bu toplumsal dönüşüm yaratmaz. Peki, ya başka bir yol izlemeliler mi? Gerçekten kamuoyunu daha fazla bilgilendirip, afet yönetimine dair teknolojik yenilikler yapmalılar mı?
Sonuç: Hangi Yöne Doğru Evolving?
Sonuçta, AHFADİ hakkında ne düşünürsek düşünelim, bir organizasyonun etkili olması için yalnızca iyi niyet yeterli değil. Somut adımlar atılmalı, topluma etkisi açık bir şekilde gösterilmeli ve sürekli olarak geliştirilmeli. Yani belki de AHFADİ’nin ne kadar doğru yolda olduğunu görmek için biraz daha sabırlı olmamız gerekiyor. Ama unutmamalıyız ki, sadece akademik bir temele dayalı olmak, her zaman halkı tatmin etmeyebilir. 2015 yılında, AHFADİ hakkında sesini yükselten biri olarak ben, bu organizasyonun gelecekteki adımlarını merakla takip edeceğim. Peki, ya siz?