Borç Özkaynak Oranı Nasıl Yorumlanır? Kayseri’de Bir Defter Sayfası
Kayseri’deyim. 25 yaşındayım. Masamın köşesinde hep aynı defter durur; kapağı biraz yıpranmış, içi dolu. O defteri açtığım akşamlardan birinde, içimde garip bir sıkışma vardı. Gün boyu kafamda dönüp duran tek bir soru vardı: Borç özkaynak oranı nasıl yorumlanır? Bu soru, sadece bir finans terimi gibi durmuyordu. O akşam benim için bir duyguya, bir hikâyeye dönüşmüştü.
Bir Kafe Masasında Başlayan Hesap
O gün küçük bir kafede oturuyordum. Çay soğumuştu ama fark etmemiştim. Önümde açık duran defterime bakıyordum. Bir arkadaşımın yeni kurduğu iş için benden fikir istemesiyle başlamıştı her şey. Bana bilançosunu göstermişti. Sayılar tertipliydi ama içim hiç rahat değildi.
İşte o anda defterime şu cümleyi yazmışım:
“Borç özkaynak oranı nasıl yorumlanır ve neden içimi bu kadar sıkıyor?”
İlk defa bir finans oranı bana bu kadar insani gelmişti. Çünkü o tabloda sadece rakamlar yoktu; emek vardı, umut vardı, biraz da korku.
İlk His: Endişe
Borç özkaynak oranı, bir şirketin borçlarının özkaynaklarına oranını gösteriyor. Bunu biliyordum. Ama kağıt üzerinde bildiğim şey, içimdeki endişeyi bastırmıyordu. Oran yükseldikçe kalbim sıkışıyordu. Sanki biri bana “daha fazla borç, daha az nefes” diyordu.
Defterime şunu yazmışım:
“Borç özkaynak oranı yüksekse, bu sadece finansal risk değil; uykusuz geceler demek.”
Gece Eve Dönüş: Kendimle Yüzleşme
Eve döndüğümde Kayseri’nin serin havası yüzüme çarpıyordu. Ama içimdeki sıcaklık hâlâ geçmemişti. O gece günlük tutarken fark ettim: Ben bu oranı sadece şirketler için düşünmüyordum. Kendim için de düşünüyordum.
Borç özkaynak oranı nasıl yorumlanır sorusu, kafamda şuna dönüşmüştü:
“Hayatımda borçlarım mı ağır basıyor, yoksa beni ayakta tutan bir özkaynağım var mı?”
Hayal Kırıklığı
Bazı şirketlerde bu oran çok yüksek olabiliyor. Kâğıt üstünde büyüme var ama altı boş. O an hissettiğim şey hayal kırıklığıydı. Defterime sertçe bastırarak yazmışım:
“Borçla büyümek cesaret mi, yoksa kaçış mı?”
Borç özkaynak oranı yüksek olduğunda, yatırımcılar tedirgin olur. Ben de o akşam tedirgindim. Çünkü hayatımda da bazı şeyleri borçla, yani erteleyerek, dayanarak, umut ederek götürdüğümü fark ettim.
Sabah Işığı: Umutla Yeniden Bakmak
Ertesi sabah defteri tekrar açtım. Güneş pencereye vuruyordu. O an hissettiğim şey umut oldu. Çünkü borç özkaynak oranı her zaman kötü yorumlanmaz. Bunu yazmak bile içimi rahatlattı.
Denge Meselesi
Borç özkaynak oranı nasıl yorumlanır sorusunun cevabı aslında dengede gizli. Oran makulse, borçlar kontrollüyse, bu büyümenin işareti olabilir. İşte o an içimde bir heyecan yükseldi. Demek ki mesele borç değil, kontrol.
Defterimde şu satır var:
“Borç, doğru yönetilirse yük değil, basamak olur.”
Bu cümleyi yazarken içim titremiş. Çünkü kendim için de geçerliydi bu. Hayatımda aldığım riskler, eğer beni ileri taşıyorsa, belki de korkmamalıyım.
Birkaç Küçük Sahne, Tek Büyük Ders
Bir kafe masası, bir gece lambası, bir sabah güneşi… Hepsinin ortasında aynı soru vardı: Borç özkaynak oranı nasıl yorumlanır? Ama artık bu soru bana soğuk gelmiyor.
Heyecan ve Kabulleniş
Artık bu oranı gördüğümde sadece “yüksek” ya da “düşük” demiyorum. Hikâyesini merak ediyorum. O borç neden alınmış, özkaynak neden bu seviyede kalmış? Aynı soruları kendime de soruyorum.
Kayseri’de bir genç olarak, günlüklerime baktığımda şunu görüyorum: Borç özkaynak oranı bana sadece finansı öğretmedi. Bana dengeyi, sabrı ve umudu öğretti.
Son sayfaya şunu yazmışım:
“Rakamlar yalan söylemez ama hissettirdikleri çok şey anlatır.”
Ve ben artık o hisleri saklamıyorum.